Geri Kazanım Katılım Payı Yönetmeliği Neler Getiriyor..

Geri Kazanım Katılım Payı Yönetmeliği Neler Getiriyor..

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı köklü değişiklikler yapmaya devam ediyor. Sıfır atık hamlesi sonrası, plastik poşet kullanımının azaltılması için market poşetlerinin ücretli olması ve şimdi de GEKAP yönetmeliği ile çevre için toplanan ücretlerin arttırılması hayata geçirilmiştir. Ambalajlı ürünü satılmak üzere piyasaya sürenler, bu ambalajları toplayan ve geri dönüştüren firmalar ile belgelendirme süreci yani piyasaya sürenlerin yükümlülüklerini yerine getiren Yetkilendirilmiş kuruluşlar bu yönetmelikten ciddi olarak etkilenmektedir. Üç tarafın da nasıl etkileneceğini sizlerle paylaşmak isterim.

Piyasaya Sürenlere Etkileri

Ambalaj atıkları, piller, atık yağlar, lastikler gibi birçok ürünü piyasaya süren firmalar GEKAP yönetmeliğinden doğrudan etkilenecektir. Şimdi bu etkilere değinelim.

  • Piyasaya sürenler daha önceki sistemde bir önceki yıl piyasaya sürülen miktarları belgelendirirken, Çevre kanunu Ek madde 11’ e bakıldığında artık her ay bildirim yapıp sonraki ayın 28 ine kadar ödeme yapılacaktır.
  • Ambalajlar için 2020 yılında %60 olan toplama yükümlülüğü GEKAP ile %100 e çıkmış oluyor. Piyasaya süren firmaların bu bedellerin üzerinden bütçesini hazırlaması gerekir. Yükümlülükte ve fiyatlardaki artış piyasaya sürenlerin bildirim miktarlarında ciddi azalmalara sebep olabileceği düşünülmektedir.
  • Ambalajlar için çok uygun bedellerle yapılan belgelendirme işlemleri yerini 8 ila 10 kat artacak fiyatlar ile GEKAP ödemelerine bırakacak. Ayrıca PS’ler de 2020 yılında hem 2019 yükümlülüğü hem de 2020 yükümlülüğü birlikte ödemek zorunda kalınacaktır.
  • GEKAP yönetmeliği Madde 5-12’ de ( Bu Yönetmelik kapsamında yer alıp geri kazanım katılım payına tabi olan ürünlerden ambalajlı olarak piyasaya sürülenlerin birincil (satış) ambalajları için beyan yapılır ancak bu ambalajlar için geri kazanım katılım payı tahsil edilmez. Bu ürünlerin birincil ambalajları haricindeki diğer ambalajları için geri kazanım katılım payı tahsil edilir.)Bu madde ile pil ambalajı gibi GEKAP ek 1 listesinde yer alan ürünlerin üzerindeki birincil ambalaj kast edilmekte veya bitkisel yağın ambalajı anlatılmaktadır. Bu ifadenin yönetmelikte daha net ifade edilmesi gerekmektedir.
  • Genişletilmiş üretici sorumluluğu kapsamında Ambalaj atıkları kontrolü yönetmeliğinden gelen yükümlülükler mevcut GEKAP ile gerçekleşmiş sayılamaz. Bu kapsamda firmaların belki de yetkilendirilmiş kuruluşlarla çalışmalara devam etmesi gerekebilecektir. Madde 8-f’de (Atık Yönetimi Yönetmeliği ile genişletilmiş üretici sorumluluğu kapsamında tanımlanmış olan ürün ve malzemelere yönelik yükümlülüklerini bu ürünlerin ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yerine getirmekle, yükümlüdür.) genişletilmiş üretici sorumluluğunun devam ettiğine işaret etmektedir.
  • Çevre danışmalığı almayan veya çevre görevlisi olmayan firmalarda 50.000 TL üzeri GEKAP bildirimlerinde çevre görevlisi onayı istenmektedir.
  • PS’ler piyasaya sürülmek üzere ithal edilen ürünler için ithal ettikleri andan itibaren GEKAP oluşmakta ve piyasaya sürmüş gibi ödemesini yapmakla yükümlüdür.
  • Ambalaj atıkları kontrolü yönetmeliği kapsamında depozito uygulamaları yapılmaktadır. Ancak Bakanlığın belirlediği depozito sistemi haricinde uygulanan sistemler için mahsuplaşma ve GEKAP’tan muafiyet oluşmamaktadır.

Toplama Ayırma Tesislerine Etkileri

 Bugüne kadar toplama ayırma tesisleri (TAT) belediyelerde yaptıkları toplama hizmeti karşılığında belgelendirme destekleri alıyordu. Bu destekler çok yüksek olmasa da bir şekilde piyasaya sürenlerden toplanan bedeller yine toplama sistemine aktarılmaktaydı. Yeni sistemde GEKAP tahsilatı Hazine tarafından yapılacak ve bu toplanan tutarlar çevre için kullanılmayacak gibi görünüyor. Aynı şekilde, diğer özel atıklar için de toplayan firmaları destekleyen mekanizma ortadan kalkmış oluyor.

Dünya genelinde hurdaların aşırı değer kaybı yaşaması ile ham madde değeri üzerine kurulmuş toplama sistemleri çökmektedir. Türkiye için de hem belgelendirme desteklerinin ortadan kalkması hem de hurda fiyatlarının aşağı yönlü hareketi toplama firmalarını belediye toplaması yapamaz duruma getirecektir.

Toplama ayırma firmalarının yerini uluslararası atık yönetim firmaları alarak bu atıkları toplamak, ayrıştırmak ve geri dönüştürmek için belediyelerden ciddi rakamlar talep etmesi de ihtimaller arasındadır. Yerli atık yönetim firmaları bu rekabet ortamında varlıklarını uzun süre sürdüremeyecektir.

Ne gibi sonuçlar ortaya çıkabilir ?

  • TAT’lar belediye çalışması yapmak için çöp firmaları gibi hizmet ücreti talep etmek zorunda kalacaklar. Marketler, okullar gibi atığını sıfır atık sisteminde toplayan kurumlar atıklarını satabilmesi durumunda, sadece konutlarda oluşan ambalaj atıklarını toplama maliyeti yüksek olacaktır.
  • Mevcut durumda belediyeler ihaleye çıkıp üzerine para alarak toplama işlemi yaptırıyordu. Yeni durumda toplama firmaları belediye çalışmalarını bırakabilir. Belediyeler ise bu atıkları toplatmak için çöp firmalarına ek ücretler ödeme riskiyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, toplanan atıkların büyükşehir belediyelerinde uluslararası firmalar tarafından işletilen atık ayrıştırma ve atıktan türetilmiş yakıt üreten tesislere nakliyesi ve değerlendirilebilecek atıkların direkt enerji amaçlı kullanılması gibi durumlar ortaya çıkabilir.
  • Sıfır Atık Yönetmeliği ile bir çok kurum ve kuruluş ayrı topladıkları atıklarını satabilecek duruma gelirse, bu da yine toplama firmalarının bu atıklar için hizmet sunan butik atık yönetim firmalarına dönüştürebilir.
  • Belediye toplaması için TAT’lar tarafından yapılmış olan araç ve tesis yatırımları kullanılmaz atıl duruma düşebilir. Birçok tesis sadece belediye toplaması yaptığı için kapanacaktır.

 Yetkilendirilmiş Kuruluşlar

 Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yetki almış 12 STK yıllardır yürüttükleri piyasaya süren yükümlülükleri işlemlerini artık yapamayacaklar. Resmi olarak yetki belgeleri olmasına rağmen STK’ların işletme giderlerini karşılayabilecek ve mevcut personel yapısını koruyabilecek mali güçleri bulunmamaktadır. GEKAP ile kirleten bedel öderken, toplama ve genişletilmiş üretici sorumlulukları nasıl yerine getirileceği anlaşılamamaktadır. Yetkilendirilmiş kuruluşların yıllardır atık yönetimi konusundaki tecrübelerini bir kenara atmak veya gözden çıkarmak gelecek yıllarda Türkiye’de atık yönetimi konusunda ciddi sorunlara yol açabilir. Ayrıca, AB kapsamındaki geri dönüşüm hedeflerinin de GEKAP ile ulaşılamayacağı anlaşılmaktadır. Hane halkından yapılan toplama miktarını arttırmak hedeflenirken diğer toplanan atıkların kayıt dışı olarak toplanmasına yol açabilecektir. Kısaca mevcut sistemde toplama oranlarına dahil edilen sokak toplayıcılarının topladığı miktarlar yeni sistemde belediye sistemine girmeyeceği için geri kazanım rakamları düşecektir.

  • Yetkilendirilmiş kuruluşlar atık gruplarına göre mutlaka Sıfır Atık Vakfı altında desteklenmelidir. Vakıf içerisinde ilgili atık grubunun yönetimi konusunda söz sahibi olmalıdır.
  • GEKAP ödemeleri, piyasaya sürenlerin oluşturduğu atıkların geri toplanmasını, ayrıştırılmasını ve geri dönüşümünü desteklemesi gerekmektedir. Ancak hazine tarafından toplanan bu ücretlerin tekrar sisteme dönmesi mümkün değildir. Bunun yanında genişletilmiş üretici sorumluluğu toplama, ayırma ve geri dönüşüm safhalarının da desteklenmesi gerektirdiği bilinmektedir.
  • Yetkilendirilmiş kuruluşların her biri o atık alanında uzmanlaşmış kadrolara sahiptir. Her atık türünün farklı gereksinimlerini bilmek ve bu atıkları yönetmek uzmanlık gerektiren konulardır. Türkiye genelinde belediyelerin mevcut yapısı düşünüldüğünde birçok yanlış uygulamanın ve eksikliğin yeni sistemde karşımıza çıkacağı aşikardır. Mevcut durumda belediyelerin yaptığı geri dönüşüm ve sıfır atık yatırımlarının büyük kısmı işletme yetersizlikleri sebebiyle kullanılmaz hale gelecektir.
  • Yetkilendirilmiş kuruluşlarda çalışan yüzlerce yetişmiş elemanın işsiz kalması beklenmektedir. Hatta bazı yetkilendirilmiş kuruluşlar işten çıkarma işlemlerine başlamış durumdadır.

Sonuç olarak; GEKAP ile piyasaya sürenlere ek maliyetler gelmektedir. Bu maliyetlere rağmen piyasaya sürenlerin toplama, ayırma ve geri dönüşüm yükümlülükleri nasıl yerine getirileceği bilinmemektedir. Ülkemizde faaliyet gösteren birçok uluslararası firma ödeyeceği GEKAP harcamalarının çevre harcamaları için kullanılıp kullanılmadığını sorgulayacaktır. Bununla birlikte genişletilmiş üretici sorumluluğunu yerine getirmek için yetkilendirilmiş kuruluşlarla çalışma yapmak zorunda kalabileceklerdir. Yaklaşık olarak hesaplanan Tablo 1’de görüldüğü gibi piyasaya sürenlerin önceden ödediği belgelendirme ücretlerine göre GEKAP ile ödeyeceği tutarlar arasında malzeme türlerine göre 20 kat artış olan ürün grupları bulunmaktadır.

Tablo 1. Piyasaya Sürenlerin yaklaşık olarak ödeyeceği birim fiyat listesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir