Sıfır Atık Yönetmelik Değerlendirmesi

Sıfır Atık Yönetmeliği Değerlendirmesi

Merakla beklenen sıfır atık yönetmeliği 12 Temmuz tarihinde yayınlandı. Her zamanki gibi taslaktan çok farklı bir yönetmelik ortaya çıktı. Bu yönetmelik bir çatı yönetmelik olmaktan çıkartılarak sadece bir belgenin nasıl alınabileceğini anlatan bir hal almıştır.

 Bazı önemli hususlar;

  • Daha önceki taslakta, kurumlar sıfır atık belgesi aldıklarında atıklarını satabilecek konuma gelirken, mevcut yönetmelikte mahalli idare (belediyeler) sıfır atık belgesi aldığı takdirde atıkları toplama hakkı kazanmaktadır.
  • İl sıfır atık yönetim planı mahalli çevre kurulu tarafından hazırlanacağı belirtilmiş, bu kurulun içerisinde mutlaka sektör paydaşlarının ve atık yönetim uzmanlarının bulunması gerekmektedir.
  • Kent konseyi kavramı daha önceki yönetmeliklerimizde rastlamadığımız bir kavramdır. Mahalli idarelerde yetkili ve önerileri mecliste görüşülmektedir.  Öte yandan bu kent konseyi içerisindeki kişiler atık yönetimi konusunda ne kadar sektöre hakim oldukları bilinmemektedir. Konsey içerisinde en az bir atık yönetim uzmanı olması durumunda karar vermeleri daha doğru olacaktır.
  • Bakanlık ve il çevre kadroları sıfır atık belgesi organizasyonları için yeterli olmadığı aşikardır. Bu kapsamda yetki devri seçeneği olması isabetli olmakla beraber yetki devri yapılacak kurumun niteliksel özellikleri sistemin işleyişi için çok önemlidir.
  • Belediyeler sıfır atık sistemine geçiş sürecini stratejik plan ve bütçelerine işleyecek olması sistem kurulum maliyetleri karşılaması gerektiği izlenimi oluşturmaktadır.
  • Bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleri belediyeler tarafından yapılması öngörülmüştür. Bu konuda mevcut işlemlerini takip edemeyen bir çok belediye kadrolarının bu sorumluluğu üstlenmesi gerçekçi durmamaktadır.
  • Sıfır atık yönetim sistemi kuran 3. Grup belediyelerde çevre danışmanlık hizmeti alabilir ifadesi atık yönetimi gibi özel uzmanlık gerektiren bir konuda göstermelik maliyetler oluşturacaktır. Bütün grup belediyelerinde atık yönetimi konusunda en az 5 yıl tecrübeli çevre mühendisi görevlendirme zorunluluğu getirilmesi sistemin işleyişini hızlandıracaktır.
  • ‘’Sıfır atık belgesi alan işletmelerin atıklarının toplanması, taşınması ve işlenmesine yönelik hizmet alımlarında ilgili idarenin tam maliyet esaslı tarifelerine uyulur’’ denilerek bu atıklar için bir bedel ödenmesi gerektiğini ve bu bedelin ilgili idare olarak belediyenin mi belirlemesi istenmiş tam anlaşılamamaktadır.
  • Sıfır atık yönetim sistemi dahilinde toplanan atıklar, eğer belediye sıfır atık belgesi aldıysa ona verilecektir. Belediye sıfır atık belgesi alamadıysa herhangi bir lisanslı kuruma verileceği anlaşılmaktadır. Burada akıllara bir havalimanının atık yönetim işini alan firma topladığı atıkları belediye sıfır atık belgesi aldıysa o belediyeye vermek zorunda mıdır?
  • AVM’ler, oteller, üniversiteler, zincir marketler gibi birçok kurum sıfır atık sistemini kurmakla yükümlüler. Bu kurumlar atıklarını belediyeye verecekse bu sistemi kuruluş maliyetlerini kimin tarafından karşılanacağı net olarak anlaşılmamaktadır.
  • Toplama ekipmanlarının renkleri konusunda bir çok belediyede çöp kutuları rengarenk durumda bunun yönetmeliğe uygun değiştirilmesi pek mümkün gözükmemektedir. Hatta bazı belediyelerde mavi çöp konteynerleri bile bulunmaktadır.
  • Sıfır atık belgesi başvurusu yapan firmaların kontrolleri atık yönetimi konusunda en az 5 yıl tecrübeli çevre mühendisleri tarafından yapılması gerekmektedir. İl müdürlüğünden herhangi bir 3 personelin raporu ile yapılacak belge sınıflarında adaletsizlikler olabilecektir.
  • Mahalli idarelerin sıfır atık belgesi alırken sağlaması gereken şartların niteliksel ve ölçülebilir ifade edilmemesi inceleme süreçlerinde ciddi sıkıntılara sebep olacağı düşünümektedir. Kişi başı kumbara adedi, konteyner özellikleri vs. net olarak ülke geneli için örneklerle belirlenmelidir.
  • Bu yönetmelikte belki de olması gereken en önemli konulardan birisi evsel tehlikeli atıklardır. Bu konuda halkın bilinçlendirilmesi ve depolama sahalarına bu atıkların ulaşmaması için bir toplama alanı oluşturulması gerekmektedir.
  • Sokak toplayıcılarının kaderi kent konseyinin önerisine bırakılmış durumdadır. Onların kararı doğrultusunda belediye meclislerine öneride bulunulacağı ifade edilmiştir.

Mahalli İdarelere Etkileri;

Bu yönetmelik belediyelere birçok yükümlülük getirmekte ve sistemin uygulamaya geçirmesi konusunda ek maliyet oluşturmaktadır. Ayrıca belediye sınırları içesinde yer alan ek1 kapsamındaki firmaların sıfır atık sistemine geçmeleri durumunda atıklarını belediye sistemine vereceklerse bu maliyetleri de belediyeden talep edebilecekleri anlaşılmaktadır. Özellikle taşra belediyelerinde çevre koruma veya temizlik işleri müdürlüğü olmayan belediyelerin bu sisteme geçmelerini beklemek gerçekçi değildir. Bu belediyelere bakanlık tarafından atık yönetim uzmanı görevlendirilerek sistemin kurulumu sağlanmalıdır. Atık toplama firmaları ile çalışmaları olan birçok belediye bu sistemin maliyetini toplayıcı firmalara yüklemeye çalışacaktır. Bu durum belediyelerde toplama sistemlerinde aksamalara sebep olacaktır.

Satış noktalarına etkileri;

Zincir marketler olarak ek1 de yer alan satış noktaları 31 Aralık 2020 tarihine kadar sıfır atık belgesini almakla yükümlüdür. Kurdukları sıfır atık sisteminde toplanan atıkları her yıl ocak ve temmuz aylarında sıfır atık bilgi sistemine bildirmeleri gerekmektedir. 1 Ocak 2021 tarihine kadar depozito sistemi ile satılan ürünlere sahip satış noktaları içecek ambalajlarının toplanmasına yönelik depozito sistemine katılmaları gerekmektedir. Tüm çalışanlarına sıfır atık sistemi konusunda eğitim vermesi gerekmektedir. Bulunduğu belediyenin sıfır atık belgesi varsa oluşan atıklarını belediye sistemine vermeye devam edecektir.

Toplama firmalarına etkileri;

Belediyelerde toplama yapan firmalar ise belediyeleri sıfır atık belgesi alması durumunda çalışmalarına aynı şekilde devam edeceği anlaşılmaktadır. Öte yandan belediyesi sıfır atık belgesi alamayanlar, kendi bünyesinde sıfır atık belgesi alan işletmelerin atıklarını alamayacak duruma gelecektir. Yönetmelik içerisinde bu atıklar için bir bedel belirtilmemiş olması atıkların mevcut sistemde devam edeceğini göstermektedir.

Organize sanayi bölgeleri ve Havalimanlarına etkileri;

Bu kurumlar için yönetmelikle bazı belirsizlikler oluşsa da işleyişte değişiklik olacağı düşünülmemektedir. Belediyeler sıfır atık belgesi aldığı durumlarda üretim artıkları hariç olarak oluşacak atıkları belediye sistemine vermesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durum düzeltilmediği takdirde havaalanlarında sıkıntılar oluşabileceği görülmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir