TÜRKİYE’DE DEĞERLENDİRİLEBİLİR ATIK TOPLAMA SİSTEMİ BİR MODEL ÖNERİSİ

TÜRKİYE’DE DEĞERLENDİRİLEBİLİR ATIK TOPLAMA SİSTEMİ BİR MODEL ÖNERİSİ

 13 Eylül 2019

Ülkemizde sürdürülebilir bir atık yönetim modeli olmaması, kaynak verimliliği, istihdam, geri dönüşüm oranları gibi birçok konuyu direkt olarak etkilemektedir. Birçok bölgede farklı yöntemlerle atıklar yönetirlerken, bu yönetimin maliyeti ikinci planda kalmaktadır. Sadece kapı önlerinde çöp görülmemesi mantığıyla yapılan atık yönetimi belediyelerin en yüksek gider kalemlerini oluşturmaya mahkum bırakılmıştır.

Atık yönetim maliyetlerinin %70’ini atıkların toplanması ve taşınması oluşturmaktadır. Örneğin İstanbul’da top- lama ve taşıma için her yıl yaklaşık 1.2 milyar TL harcanmaktadır. Bu giderlerin azaltılması mümkün olmasına rağmen belediyeler bu konuda çalışma yapmayı tercih etmemektedir. Tüm atıklara çöp gözüyle bakılması ve deponi sahasına ulaştırmayı görev edinen atık yönetimi yaklaşımı böyle bir bütçenin oluşmasına sebep olmaktadır.

İstanbul’da mevcut durumda günde 19.500 ton atık oluşmakta ve atıkların %90’ı depolama sahalarına gömülmektedir. Geriye kalan %4’ünden kompost elde edilirken sadece %6’sı geri dönüştürülmektedir. Geri dönüşüm oranının %5’i mevcut ilçe belediyelerin toplama sistem- leri ve sokak toplayıcılarının bu sisteme getirdiği atıklar ile sağlandığı düşünül- düğünde belediyeler, deponi sahalarına kabul ettiği atığın sadece %1’i için işlem yapabilmektedir.

Dünyada benzer büyüklük ve nüfustaki metropollerin atık yönetimlerine baktığımızda böyle bir atık bertaraf anlayışı görmek mümkün değildir. Depolama maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı atıklar ya yakılarak bertaraf edilmekte ya da organik atıklardan gaz elde edilerek değerlendirip, hacimleri azaltılmaktadır. Ayrıca toplama ve taşıma maliyetlerinin azaltılması amacıyla bölgesel çözümler üretilmektedir.

Enerji odaklı yakma işlemlerinin yaygın olduğu ülkelerde, geri dönüşüm oranlarının düşük olması tercih edilen yöntemlerin doğru yönetilmesi gerektiğini göstermektedir. Atıkların en büyük maliyet oluşturduğu noktalara odaklanarak (nakliye ve deponi) bu giderlerin azaltılması hedeflenmelidir. Toplama maliyetlerinin azaltılması için ikili toplama ve kaynağında ayrıştırma konuları önem kazanmaktadır. Bugün ülkemizde kaynağında ayrı toplama çalışmalarının çok da iyi gitmediği depolama sahalarında yapılan karakterizasyon çalışmalarında %22 oranında değerlendirilebilir atık çıkmasından anlaşılmaktadır.

Değerlendirilebilir atıkların her birinin malzeme değerleri bulunmakta ancak mevcut toplama sisteminde son kullanıcı için karşılığı olmaması nedeniyle hane halkı tarafından ayrı toplanmamaktadır. Birçok ülkede atıkların bertaraf ücret- lerinin yüksek olması halkı geri dönüşüm yapmaya itmektedir. Örneğin New York’ta haftada 5 poşet çöp atabilmek için yıllık 330 Dolar ödeme yapmanız gerekiyor. Bu rakamlar Avrupa’da daha da yükselmektedir. Ülkemiz şartları düşünüldüğünde ise belediyeler ceza kesmekten çekinmektedir. Atık bertaraf için alınan ücretlerin sistemin maliyetlerini karşılamadığı da bilinmektedir. Belediyelerimiz içerisinde değerlendirilebilir atık bulunan konteynerleri her yere yerleştirip günde 2 defa bu konteynerleri toplamak zorunda kalmaktadır. Böyle bir sistemde hem bu atıkları toplarken hem de bertaraf ederken ağırlıkça %20 ama hacimce % 65 civarında yer kaplayan değerlendirilebilir atıkları ayrı toplamanın maliyetleri aynı oranda azaltacağı anlaşılmaktadır.

Söz konusu bu maliyetleri azaltacak ve değerlendirilebilir atıkları ekonomiye kazandıracak bir atık yönetim modelini benimsemek gerekmektedir. Bununla birlikte bazı politik ve yapısal değişikliklerle bu modelin desteklenmesi başarı oranını artıracaktır.

• Atıklar organik ve değerlendirebilir atık olarak iki kategoriye ayrılarak be- lirli günlerde evlerden toplanmalıdır. Bu toplama işlemlerinde toplama maliyet- lerini azaltmak için ikili toplama araçları tercih edilmelidir.

• Geri dönüşemeyen atıkların kullanımının ve toplama maliyetlerinin azaltılması amacıyla oluşturulacak sıfır atık merkez- lerine atıkların ücretsiz bırakılması sağ- lanmalıdır. Bu sayede çevre ve temizlik vergisinden muafiyet sağlanmalıdır.

• Sıfır atık getirme merkezleri en az 300 m2’lik alanlar üzerine kurularak, mevcut tehlikesiz atık toplama belgesine sahip tesislerin bu şartları sağlaması zorunlu hale getirilerek hızlıca yaygınlaşması sağlanmalıdır. Belirlenecek fiyat tarifesi doğrultusunda ayrı toplanarak bu noktalara getirilen değerlendirilebilir atıklar ağırlıkça bedel ödenerek alınması sağ- lanmalıdır. Bu sistemle evlerde oluşacak değerlendirilebilir atıklarını satmak iste- yen kişiler bu alanlara atıklarını götürerek oluşacak atık miktarının azalmasına katkı sağlayacaktır. Bu ayrıştırma sayesinde aile bütçesine katkı sağlanırken toplama maliyetleri düşürülmüş olacaktır.

• Sıfır Atık Geri Dönüşüm Evleri: Bu evler 20 m2’lik konteyner şeklinde hazırlanarak okul ve cami bahçelerinde okul aile birliği ve cami dernekleri tarafından işletilecektir. Bu evlere atıklarını getiren kişiler cami veya okul aile birliğine katkı olacak veya atıklarını yine belirlenen bedel üzerinden değerlendirmiş olacak- tır. Toplanan atıklar geri dönüşüm evleri tarafından bedel karşılığı toplama firmalarına teslim edilecektir.

• Sokak toplayıcıları; birçok alanda etkin toplama yapan bu kişiler için özel bir statü oluşturularak serbest meslek sahibi olarak tanımlanmalı ve teşvik olarak genel sağlık güvenceleri (10 günden az ev işlerinde çalışanlarda olduğu gibi) devlet tarafından karşılanmalıdır. Sadece belediye tarafından belirlenen bölgelerde toplama yapılmalı ve bu alan dışına atıkların çıkartılmaması sağlanmalıdır. Yapılacak atık teslim kartları ile atıkları teslim etmelidir. Belirli bir süre atık teslimi yapmayan kartlar iptal edilmelidir. Bu sayede kayıt dışı toplamalar kayıt altına alınacak ve bele- diyelerin toplama maliyetleri azalacaktır.

• Bazı atıkların hurda değerinin çok düşük olması nedeniyle toplama miktarları da düşük olmaktadır. Örneğin cam ve kompozit (süt kutuları vs) atıkların hurda değeri düşük olması sokak toplayıcıları ve diğer toplama firmalarının bu atıkları toplamasını ve ayırmasını olumsuz etkilemektedir. Bu gibi atıkların depozito sistemi ile toplanması gerekmektedir.

• Bazı toplaması zor olan atık türleri (kompozit, cam, pet, alüminyum içecek kutuları, piller, aküler, sigara ve ilaç kutuları ve bitkisel atık yağlar) için depozito sistemi ile hem makinelerle hem sıfır atık getirme merkezleriyle hem de sıfır atık evlerinde ve satış noktalarında hayata geçirilmelidir.

• Organik atıkların birçok ülkede uygu- landığı gibi mahalle parklarına yerleştirilen kompost veya biomethanizasyon alanlarına teslim edilmesi sağlanabilir. Karşılığında hane halkına gübre, çiçek vs hediye edilebilir.

• Sokak süpürme elemanları ikili kutular ile atıkları ayrı toplamalı. Sokak direklerine asılan ve etrafa konulan çöp kovaları ikili olarak revize edilmelidir.

• Büyük şehirlerde çöp aktarma istasyonu adı altında büyük alanlar bulunmaktadır. Bu alanlara içinde ambalaj olan çöp arabalarını almamak bir çözüm yolu oluşturabilir. Bu konseptteki araçların yüksek berteraf bedeli ödemesi sağlanmalıdır.

• Aktarma istasyonları daha ufak olarak 2 veya 3 belediye için yapılabilirse bu alanlarda atıkların tekrar değerlendirilebi- leceği ön işlem tesisleri de oluşturulabilir. Bu sayede deponi sahalarına gidecek atık miktarı ve taşıma masrafları azaltılabilir.

• Her belediyede farklı bir müdürlüğün köşesine sıkıştırılmış çevre koruma mü- dürlükleri, artık temizlik işlerini de kap- sayacak şekilde genişletilerek tek çatı al- tında toplanmalı ve sıfır atık müdürlükleri olarak yer almalıdır. Bu müdürlükler sıfır atık yönetim planını oluşturmakla ve atık yönetim uzmanı çevre mühendislerine onaylatmakla yükümlü olmalıdır.

• Alışveriş poşetlerinin ücretli olması ülkemizde bazı şeylerin değiştirilebileceğini göstermektedir. Ancak tek kullanımlık kaşık, çatal, pipet, hafif poşetler tek kullanımlık ürünlerin oluşturduğu atıkların kirleten öder prensibi dışında bırakılması anlaşılamamaktadır. Asıl kir- letici yükü oluşturan bu ürünler için de GEKAP veya benzeri bir uygulama yapılması gerekmektedir.

• Yine kirletici etkisi yüksek sigara izmaritleri, bebek bezleri ve sakızlar için de kirleten öder prensibine göre ek yaptırımlar uygulanması fayda sağlayacaktır.

• Tek kullanımlık su şişesi kullanımının azal- tılması için belediyeler tekrar şehir çeşme- leri oluşturmalıdır. Bu çeşmeler okullar, üniversiteler, AVM’ler gibi halkın yoğun olduğu alanlarda hizmet sunmalıdır.

• Avrupa ülkelerinde evsel tehlikeli atıkların toplanması konusunu ön plana çıkmıştır. Bu konuda sıfır atık evleri tehlikeli atık türleri için de depozito sistemi kap- samında iade adresi olarak tasarlanırsa deponi sahalarına bu atıkların ulaşması engellenebilir.

Yeni sistem önerimizde birçok değişken olduğu gibi finansal akış da bulunmaktadır. Şematik olarak aktarılan bu akışı özetlemek gerekirse:

ATIK YÖNETİMİNDE FİNANSAL DÖNGÜ

Çatı kurumu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kurmayı planladığı ve gerekçelerini açıkladığı Sıfır Atık Vakfı oluşturmaktadır. Sistemin finansman ihtiyacı ve denetimini yapacak kurum olarak planlanmıştır. Sek- törde yıllardır tecrübeleriyle katkı sağlayan yetkilendirilmiş kuruluşların da bu vakfın çatısı altında faaliyetlerine devam edeceği öngörülmektedir. Sıfır Atık Vakfı GEKAP gelirlerinin sisteme dağıtılması konusunda toplama ve ekipman ihtiyacını karşılamaya yönelik çalışacağı ve öncelikli kamusal alanlara yatırım yapacağı düşünülmektedir. Sistem içerisindeki atık yönetim firmaları karışık toplanan atıkların ayırma ve geri dönüşüm maliyetleri desteklenmeye devam etmelidir. Yetkilendirilmiş kuruluşların piyasaya süren- lerle yaptıkları döngüsel ekonomi kapsamındaki çalışmalarına devam etmeleri ve oluşan değerin %10’unu Sıfır Atık Vakfı’na aktarmalıdır. Kalan miktarın %10’unu kendi işletme giderlerine ayırdıktan sonra kalan bütçeyle Sıfır Atık Vakfı’nın öngördüğü asgari fiyatlar doğrultusunda eğitim bilinçlendirme, ayırma ve geri dönüşüm faaliyetleri için kullanmalıdır. Bu sistemle tesislerin ve döngüsel ekonominin desteklenmesi öngörülmüştür. Toplama işlemlerinin belediyeler tarafından yapılması gelen malzemenin aşırı karışık olmasına ve miktarının artmasına sebep olacaktır. Bu durum ayrıştırma maliyetlerini artıracak dolayısıyla ayırma firmaları daha fazla desteğe ihtiyaç duyacaktır.

TÜRKİYE’DE DEPOZİTO SİSTEMİ MODELİ

GEKAP ile birlikte Türkiye’de depozito sisteminin nasıl uygulanacağı tartışıl- maya başlanmıştır. Ülkemizde depozito sistemi olmasa da hurda değerine dayalı makinalı pilot uygulamalar yapılmaktadır. Bunlara en iyi örnek İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım kartlarına entegre olarak geliştirdiği sistemdir. Çok düşük bir meblağ ödeme yapmasına rağmen insanlar atıklarını bu makinelere taşımaktadır. Yapılan uygulama ile vatandaşın bu sisteme hazır olduğu görülmektedir.

Türkiye’de mevcut atık toplama alt yapısı düşünüldüğünde depozito sistemi bazı değişkenlere bağlıdır;

• Atık türleri

• Sosyo ekonomik yapı

• Şehirsel yerleşim

• Sistem kurulum maliyetleri

• Atık toplama maliyetleri

• Bakım onarım maliyetleri

Bu değişkenlere rağmen tek tip bir depozito sistemini tüm Türkiye’ye uygulamaya çalışmak depozito sistemini çıkmaza sokacaktır.

Depozito sistemi için sadece bir yöntem benimsenmesi gerektiği gibi bir algı bulunmaktadır. Makine maliyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle birçok paydaş bu sistemin kurulmasına olumsuz olarak bakmaktadır. Avrupa’daki uygulama- lara baktığımızda toplama oranlarını %90’ların üzerine taşındığı görülmektedir. Sistemin toplamadaki başarısı ortadadır. Öte yandan toplama organizasyonları ve makine bakım maliyetleri sistemin finans- manında en büyük paya sahiptir. Geri dönmeyen malzeme ücretlerinin mutlaka bu sisteme geri aktarılması sağlanmalı- dır. Tercih edilecek makinelerin kullanım ömürlerinin ise sürdürülebilirlik açısından minimum 7 yıl olması gerekmektedir.

Türkiye’de depozito sistemi makineli ve manuel olarak uygulanabilecektir. Maki- neli sistemde toplama maliyetlerini minimize etmek amacıyla atıkların ezilerek ve parçalanarak toplanması öngörülmektedir. Özellikle cam, pet, kompozit ve alüminyum gibi atıkların zincir marketlere ve AVM’lere kurulacak makineler ile toplanması planlanmaktadır. Burada depozito bedelleri iç piyasada toplama fiyatlarına ve sistem hırsızlığına yol açmayacak şekilde hesaplanarak belirlenmelidir. Bu bedel Türkiye için 10-15 kr adet başına- olarak belirlenmesi hem sokak toplayıcılarının hem de halkın atıkları geri getirmeleri için yeterlidir. Bunun üzerindeki rakamlar mevcut atık yönetim sistemi üzerinde olumsuz etki oluşturacaktır.

Manuel depozito sistemi ise tekrar kullanımı mümkün olan ambalajların küçük satış noktaları, restoranlar, okullar gibi günlük ürün tüketiminin yüksek olduğu yerlerde kurulmalıdır. Öte yandan ilaç ve sigara paketlerinin de depozito kapsamına alınarak manuel olarak toplanması sağlanmalıdır.

Manuel depozito sistemi kapsamında okul ve cami bahçelerine kurulması öngörülen geri dönüşüm evleri bu kurumların yöneticileri tarafından işletilecektir. Geri dönüşüm evleri bir çok atık grubuyla birlikte elektronik atıklar için de özel bir atık alanı oluşturulacaktır.

Piller, aküler ve atık bitkisel yağlar mutlaka depozitolu olmalıdır. Bu atık türlerinin de ayrı toplanmasını teşvik etmek amacıyla tüketiciyi özendirici ödüller verilmelidir. Özellikle atık bitkisel yağlar ülke ekonomisi için çok değerli atıklardır. Bu atıkların gelişi güzel toplanması ve kullanılması halk sağlığını da ciddi tehdit etmektedir.

Evsel tehlikeli atıklar ve tek kullanımlık ürünler bugün ülkemizde hiçbir bedel ödemeden piyasaya sürülmekte ve top- lanması ile ilgili özel bir çalışma ve çevre payı alınmamaktadır. Bu atık türleri için de hem geri dönüşüm evleri hem de sıfır atık getirme merkezleri yardımıyla depo- zitolu olarak toplanması sağlanmalıdır.

Organik atıklar ve geri dönüşümsüz atık- lar için belediyeler yüksek bedeller öde- yerek toplama ve depolama yapmak- tadır. Karışık olarak toplanan bu atıklar direkt olarak gömülmeye gitmektedir. Özellikle organik atıkların geri dönüşe- meyen atıklardan ayrılması gerekmekte- dir. Geri dönüşümsüz atıklar için “pay as you throw” (PAYT) sistemi uygulamaya geçmelidir. PAYT sistemi ile çöp atarken para ödemek istemeyen kişiler organik atıklarını ayrıştıracak ve geri dönüşüm- süz atık miktarı azalacaktır. Bu sayede ayrı toplanan organik atıklar kompost veya enerji üretiminde kullanılarak sistem kazandırılacaktır.

Türkiye’de güçlü bir atık yönetim sistemi kurulması arzulanıyorsa vatandaşın cebine pozitif ve negatif olarak dokunmak zorundasınız. Ödül ve cezanın olmadığı bir sistem ne kadar iyi kurgulansa da başarısızlık kaçınılmazdır. Genel çerçeve- sini oluşturduğumuz Türkiye atık yönetim modelinin başarılı olması tüm paydaşların katkılarıyla gerçekleşebilecektir. Sektörel paydaşların dışında bırakıldığı ve görüşle- rinin alınmadığı bir sistemin sürdürülebilir olması mümkün değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir